"Anlamak Yok Çocuğum, Anlar Gibi Olmak Var" Kıssasından Bir Reddiyedir Bu

16.01.2016

Bugün gazetelerde okudum, Doğan Aksan'ın Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim isimli eseri ayın en çok satan kitabı olmuş. İnanılır gibi değildi ama hemen bir sonraki sayfada Medeni Bilgiler ve Ulu Önder isimli bir çalışma vardı. Beşinci yüzyıldan bugüne Türkçe sözcüklerin evrimi ise bir diğer çalışmaydı. Köşe yazarı o gün Noterlik müessessesinin kullandığı dildeki saflaşmayı konu edinmişti. Okumaktan kendimi alamadığım satırlardı. Keşke çevirmenlerden de bahsedilseydi demeye kalmadı ki; Mehmed Fuat Köprülü'nün hayatından bir kesit ile karşılaştım. Yani bugün yeterince haz aldım güzel memleketimizin aydın ve ilerici dilbilimsel, dilsel ve çeviribilim çalışmalarından.  

Elbette ki; olmadı böyle şeyler. Olması mümkün de değildi belki. En azından içinde bulunduğumuz meslek için bunları şu an bahsedemiyoruz. Bugün bir hayli şaşırdım. Devlet-i Aliyyemizin güzide bir kurumu olan Sağlık Bakanlığından bir yetkili "non-absorbabl" ifadesi Türkçe değildir diye reddetmiş bir metni. İyi ama o zaman hemen sorarım ben de: "Kardiyoloji ne kadar Türkçe diye?", Elbette sorgularım bu durumda "Medikal kelimesi nereden geliyor?" diye. Üstelik Sağlık Bakanlığı bu durumda sadece yapmış olduğum çeviriye değil aynı zamanda onlarca Üniversite ve hatta bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan "Non-absorbable Sütür Alım Şartnamelerini" de kabul etmemiş demektir. Nasıl oluyor bu iş yani? 

Hani hep Y kuşağına yüklenirler ya yeri geldiğinde. Bizler de onun birer ferdi olarak bu ağır yükün altında kalırız ya. Yine suçu kendimde aramaya çalışıyorum, evet diyorum ya "Non-absorbabl" ifadesinin neresi Türkçe? diye çıkışıyorum kendime iç dünyamda. Ama bu defa alıkoyamıyorum kendimi: İyi ama "Tababet" kelimesi ne kadar Türkçe? Yani bir doğu dilinden giren bir sözcük Bakanlık görevlisi tarafından Türkçe itibarı ile değerlediriliyorken, Batı kaynaklı bir sözcük, hatta bir teknik ifade "yabancı" itibarı görüyorsa, ne demiş şair? 

Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var, akıl için son tavır saçın başın yolmak var. İşte o kıssadan bir reddiyedir bu. 

Emrah Büke 

Gösterim : 966
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz