Çevirmenin Etik Değerleri

23.01.2015
Çevirmenin Etik Değerleri

Özellikle zaman yönetiminin önemli olduğu 21. yüzyılda beşeriyetin verdiği en büyük savaş da yine zamana karşı oluyor. Zaman üzerine eğitimler, planlamalar, çeşitli programlar, iş akışlarının zamanla uygunluğunu sağlayan diyagramlar ve diğer çok sayıda bileşen zaman yönetiminin kusursuz işler hale getirilmesi için verilen savaşın bir parçasından başka bir şey değildir.
Yazımızın girişini "zaman" ekseninde yaptığımıza göre çevirmen için zaman parametresinin ne derecede önemli olduğunu sorgulamanın "zamanı" da gelmiş demektir. Bir projenin erek dilde dönüştürülmüş olmasını bekleyen kişi (çoğunlukla müşteri olarak kabul edilir) sıklıkla elde edeceği metni (=translatum) bir kuruma, kişiye, kuruluşa sunmak ve/veya kendine yönelik bir çalışmada  kullanmak üzere beklenti içindedir. Bu bağlamda çevirmen için süre değerlendirmesi yapması değişmez bir ön koşuldur. Çünkü, beklenti içinde olan yani Müşteri bir zaman dilimi içerisinde hedef metni üçüncü kişilerle ve/veya kuruluşlarla paylaşmak niyetinde/zorunda olabilir. Bu bağlamda çevirmenin çok iyi bir zaman yönetimi ile teslim edeceği projeyi değerlendirmesi ve Müşterisinin beklentilerini karşılaması önemlidir. Bu demek değildir ki; altından kalkamayacağı bir yükümlülüğü çevirmenin üstlenmesi ve olması gerekenden daha kısa bir süre içerisinde iş yapması zorunluluğu vardır. Bunun için müşteri beklentileri, çevirmenin çalışma kapasitesi ve çevirmenin sağlığına uygun koşullarla örtüşmelidir.
Zaman için değerlendirmemizden sonra doğru bilinenin en büyük zenginlik olması gerçeğinden hareketle çevirmenin ödevi olan projeyle ilgili doğru bilgiye sahip olması çevirmen için en önemli değerlerden bir diğeridir. Aslında tam da bu noktada çevirmenin kim olduğu sorunsalı çıkar karşımıza. Çünkü çevirmen, kaynak dili ve hedef dili bilmesinin yanı sıra uzman olduğu konuyu da tam anlamıyla bilmelidir. Burada uzman olduğu konu dememizin bir önemi vardır, zira evrende bulunan mesleklerden bir kişi sadece bir mesleğe sahip iken çevirmenin birden çok uzmanlık alanının olması bir akıl tutulmasıdır. Çevirmen, bir metin üzerindeki konunun uzmanıdır, öyle ki; o metin üzerinde işlenen konunun profesyoneli ile aynı dili konuşabilir niteliktedir ya da en azından öyle olması umut edilir. Bu bağlamda çevirmen için ikinci önemli etik parametresi ise doğru bilgidir.
Üçüncü etik bileşeni ise kaşe değerinin belirlenmesidir. Sanılanın aksine çeviri bir sanat dalı değil bir bilimdir. Olası tartışmalara ve kavram karmaşalarına neden olmamak için sanat olmama durumuna şöyle bir açıklık getirebiliriz. Günümüzde yedinci sanat dalı sinemanın literatüre girmesiyle sanat dalı sayısı yediye ulaşmıştır. Bu sanat dallarının arasında ise çeviri yoktur. Diğer taraftan bir sanat dalı olan tiyatronun metinleri üzerinde çevirmenin etkilerinin hiç de azımsanacak bir yanının olmadığının da bilinmesi önemlidir. Gelelim asıl değerimiz olan kaşe değerine. Elbette her profesyonel kendi işinin değerini kendi takdir edebilir, bununla beraber sadece kendince yapılmasını arzu ederek bir profesyonelin o işle ilgili kaşe değerini düşürmesi etik değerlerle uyuşmaz. Ne yazık ki; ülkemizde geçerli olan Türk Ticaret Kanunu ve diğer uygulanan yönetmelikler nezdinde çevirmenlik üzerinden gelir elde etmeye ilişkin bir düzenleme bulunmadığından ve/veya bulunamayacağından, ayrıca her yıl yeni binlerce çevirmenin sektörde kendine yer edinme çabasından dolayı çevirmenlerin kaşe değerleri tedricen azalmaktadır. Unutulmamalıdır ki; çeviribilimin metin üzerinde ortaya konulmasının ve emeğinin karşılığı gerçek anlamda sunulanın daha üzerindedir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 4. Maddesinde belirtildiği şekilde "Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır" hükmüne uygun olarak, çevirmenleri yapabileceğinden fazla iş yükü ile görevlendirmek, kabul etmediği/edemediği işten dolayı psikolojik baskı altında tutmak (=mobbing) birer insanlık suçu olarak değerlendirilebileceği gibi çevirmenin de günlük yaşamını aksatacak şekilde mali kaygılarla veya beklentilerle projelerde görev alması çevirmenlerin mesleklerine yaptıkları birer kötülük olarak değerlendirilebilir.
Tüm bu anılan koşullar ve gerekçeler göz önünde bulundurulduğunda kaynak dil ve hedef dili uygun zamanda ve uygun koşullarda, biyolojik ve insani, kültürel değerlere saygıda kusur etmeden meslek icrasında bulunmak çevirmenin etik değerlerinin bir özetidir diyebiliriz.

Emrah Büke



       
Gösterim : 647
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz