Güvence Sizsiniz

21.01.2017

Umberto Eco'nun muhteşem eseri: Gülün Adı. Okuyanınız var mı? Muhakkak vardır. Ben Şadan Karadeniz'in çevirisini okuyorum. Bazı yerlerinde eleştirilerim var. Bu eleştirilerim belki bir başka yazının konusu olabilir. Bununla beraber, yazımızın giriş bölümünde Çevirmenin o muhteşem cümlelerini bir defa da ben sizlerin dikkatlerine sunmak istiyorum. "Ne denli başarılı olursa olsun, hatta bir peygamber sabrının ve çabasının ürünü bile olsa, tüm kusurlardan arınmış bir çeviri ancak tasarlanabilir, belki de hiçbir zaman gerçekleştirilemez sanıyorum." Bu sözün altına imza atıyorum şahsen.

Reel sektörün bir katmanını oluşturan ve son kullanıcıları tarafından çeviri bürosu, tercüme bürosu, yeminli çeviri bürosu ve daha başka deyişlerle bilinen Kuruluşlardan bu yazıda ben Çeviri Kuruluşları olarak bahsedeceğim. Şadan Karadeniz'in sözü belleklerimizin bir kenarında dururken ben yine çiçek dürbünü ile sektörümüzü inceleyeceğim.

Özellikle teknolojinin gelişmesi ve sanayideki seri üretim hareketliliğinin agresif bir şekilde ilerlemesiyle daha fazla ihtiyaca dönüşen yabancı dil, kültür ve alan bilgisine dayanan çevirmenlik mesleğinin önemini yeniden vurgulamak istiyorum bu yazıda. Elbette bunu içinde bulunduğumuz sektöre bir katma değer sağlayabilmek umuduyla yapıyorum. Başarılı olabilirsem ne mutlu bana.

Bilindiği üzere çevirmenlik görgül bir meslektir. Yani, deneye, gözleme ve gelişime dayanır. Sürekli gelişir. Dil değişir. Kültür, değişir. Bu değişim bazen çok hızlı zaman zaman olabildiğince durağan şekilde köklerini salar toplumlara, milletlere. Yani, bundan belki elli belki yüz sene öncesinde "gudde" deseydik hekimlerimiz için bir anlamlı sözcük işitilmiş olacaktı. Ama devran döndü. Zaman akıp gitti.

Bakıyorum da sektörümüz bir hayli renkli. Kimi zaman can buluyor yeni meslek mensuplarıyla kanaatimce. Pek bir seviniyorum bu tür durumlarda. Ama TÜİK verilerini değerlendiriyorum bazen, çeviri kuruluşlarının tedricen artan sayıları beni ürkütmüyor değil. Elbette tecimsel faaliyetler her zaman rekabet ortamında daha şenliklidir. Rekabet ama işin bir de güvence tarafı yok mu? Evet, güvence tarafına getiriyorum sözü dolandırmadan. Bundaki kastım çeviri kuruluşlarının güvencesi elbette. Bir gemi misali... Azgın sularda seyreden bir geminin tayfası, yolcusu, kaptanı.. Her biri birer can yeleğine sahip değil midir gemide? Bu gemi sahibini olası bir tehlikede korumaz mı? Elbette korur. Hem gemi içerisinde bulunan canların bir umududur hem de gemi sahibinin vazgeçilmez bir güvencesidir o can yelekleri. Bu somut örnekte can yeleklerine ödenen bedellerin kayıp olduğunu kim düşünebilir ki?

Peki biz çevirmenlik mesleğinin asli unsurları olarak nasıl bir güvencedeyiz? Var mı bizim de can yeleğimiz? Burası önemliydi. Ama şurası daha önemli: Bizlerin hedef kitlesini oluşturan "Müşteri" için can yeleği nerede? Zihinlerimiz mi? O halde Dean Burnett yazılarını daha çok okumalıyız. Beyin bizi her daim aldatır!

Artık yazımdaki muradımı daha açık bir dille anlatmamın zamanı geldi bu kadar söz üzerine. Ben sigortalı tercüme hizmetlerinden bahsetmek istiyorum sizlere. Biz kuruluş olarak sigortaladık verdiğimiz tüm hizmetleri. Bunu hizmetlerimize güvenmediğimiz için değil hem kendimizi hem de yazdığımız metinlerin son kullanıcısı olan müşterimizi korumak için yaptık.

Efendim, sigortayı yap! Bunun reklamını yap sonrasında iş basit! denildiğini hisseder gibiyim. Elbette bu kadar basit değil. Mesela, sadece medikal çeviri yapmaya yöneldik biz çeviri kuruluşu olarak. Sadece tıbbi cihaz kuruluşlarına, hastanelere hizmet vermeyi ilke edindik. Başka türlü bir hizmet verebileceğimizi iddia etmek de sadece müşterimizi aldatmak dolayısıyla kendimizi aldatmak olurdu çünkü. Tıpkı bir mühendis, tıp doktoru, avukat (ve ne isterseniz o meslek grubu) gözüyle baktık mesleğimize. Bir avukatın cerrahlığa soyunduğu görülmüş müdür? Ya bir hakimin gemi kaptanı olduğunu gören, duyan, bilen oldu mu hiç? Belki romantik komedi filmlerinde olabilir bu sahneler.

Sürekli gelişim, iyileşme ve ilerleme gerektiren çevirmenlik mesleğinde bizim kuruluşumuzun bulunduğu alandaki Sağlık Bakanlığı duyuruları, GMDN Kodları, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası (TİTUBB) ya da daha yaygın bilinen adıyla UBB kayıtları prosedürlerini takip edebilmek o kadar zor ki (hatta imkansız) biz bunun için yolda can yeleğimizi bulundurmayı birer güvence/teminat olarak algıladık. Kullanılan medikal cihaz terminolojisinin standart hale getirilmesi için ciddi bir çaba verdik.

Biz zihnimizin sınırlarını zorlayarak hem mesleğimize bir katkıda bulunabilmek hem de müşterilerimize kaliteli hizmetlerimizin birer güvencesi olarak verdiğimiz hizmetleri sigorta ile güvence altına aldık. Öyle umarım ki; bundan böyle diğer çeviri kuruluşları da mesleki hizmetlerine güvenerek ve müşterilerini güvence altına alabilmek için hizmetlerini sigorta ettirir.

En iyi dileklerle,

Emrah Büke

Gösterim : 561
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz