Karadut Pekmezi Nasıl Yapılırsa!

23.07.2015

Karadut Pekmezi Nasıl Yapılırsa!


Anadolu’nun ve Türk mutfağının geleneksel lezzetlerindendir. Yemesi oldukça keyif verir. Dileyen yoğurt ile karıştırarak yer, dileyen ekmek bandırarak keyfini sürer doğanın ikramını. Düşünmeden aklımıza gelmez ama soframıza gelene kadar ne maceraları varmış o güzelim “Karadut Pekmezinin” meğerse. 


Ben Karadeniz’in güzel ili Ordu’da yaşadım bu deneyimi. Küçük ve sevimli ilçesi Bolaman’ın patika yollarından zor şartlar altında ulaşarak vardık hedef noktaya. Mütevazı bir köy evi karşıladı bizi. Evin sahipleri oldukça güler yüzlü, olgun insanlardı. Buyur ettiler, ağırladılar bir geceliğine. Giydik eski gömlekleri ki; boyalı olmayalım renk cümbüşünün orta yerinde! Yerler hafif çamurlaşmış. Karadeniz doğası gereği az sonra sis çöktü. Biraz yağmur atıştırması sonrasında başladık çalışmamıza. Nerdeyse 25 metre karelik bir brandanın dört tarafından dört kişi çekiştirdik. Branda iyice gerginleşti, ev sahibi hızla tırmandı dut ağacına. Aşağısı uçurum, ben tedirgindim. Alışkanlıkları ile gayet rahattı ağacı hafifçe sallarken ağacın tepesinde ev sahibi. Dallardan dolu gibi yağmaya başladı dutlar. Kimisi daha küçük, kimisi irice. Brandanın üstü ezilmiş dutlarla doldu. Dutların yere düşmesini engellemek için dallar üzerinden yönlendirdi ev sahibi bizleri. Az sonra toplanan dutları boşalttık kocaman bir kazana. O kadar yorucu ki; yerken aklıma hiç bu kadarı gelmemişti. Dutlar toplanıp kazanda biriktirildikten sonra içlerinde bulunan onlarca böcek uçuşmaya başladı. Sonrasını izleyemedim ama odun ateşinde su doldurarak kazan kaynatılacakmış. Defalarca süzüldükten sonra kıvamının oluşması için bekletilecekmiş karadut pekmezi. 

Aslında yazımızın konusu medikal çeviride kalite parametreleri. Ben biraz benzerlik buldum karadut pekmezinin süreçleri ile medikal çevirinin süreçleri arasında. İkisi de çok hassas olmalı, ikisi de hayatın içinden geliyor önümüze. Bu benzerliği on yıla yakın medikal çevirmenlik deneyimime göre yazıyorum. Bu yazımızda sizinle medikal çevirinin süreçlerini, medikal çevirinin kaliteli olmasını sağlayan parametreleri paylaşmaya çalışacağız. 
İlk önce medikal çevirinin kullanıldığı alanlara bakalım. Yurt dışından alınan ya da yurt dışına gönderilen her türlü tıbbi araç ve gereç, ilaç ve ekipman ile ilişkili belgelerin anlaşılması, hekimler ve sağlık çalışanları, tıp konusunda çalışan akademisyenlerin çalışmalarının dönüştürülmesi, gümrük işlemleri için dokümanların dönüştürülmesi, klasik kitapların ilgili dillere dönüştürülmesi için tıbbi çevirilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu anlamda tüm bu süreçlerle ilişkili Kurum ve Kuruluşlar medikal çevirinin son kullanıcılarıdır diyebiliriz. Medikal çevirinin kaliteli olması ilgili tüm Kurum ve Kuruluşlarda olası sorunların oluşmasını engelleyerek tecimsel faaliyetleri kolaylaştırabilir, şirketlerin lansmanlarına ve itibarlarına anlamlı seviyede katkı sağlayabilir. Bu zamana kadar hizmet verdiğim tüm medikal şirketler benden ve Kuruluşumuzdan kaliteli çeviri hizmetini talep etti. Çeviride hizmet kalitesinin sağlanabilmesi için bazı değerlerin bilinmesi gerekiyor. Bu değerleri şu şekilde açıklayalım:


Yeterli süre: Her medikal metnin gerçekten kaliteli bir şekilde dönüştürülebilmesi için medikal çevirmenin talep ettiği süre muhakkak surette verilmelidir. Bu süre, medikal çevirmenin yaptığı işin önemini anlayarak rahat bir şekilde müşteri tarafından verilmelidir. Bir medikal çevirmen olarak ben, metnin yaprak ve/veya karakter sayısına bakmaksızın çeviri süresi için şu şekilde bir değerlendirme süreci izliyorum:  Bu metnin son okuyucusu kim olacak? Bu metnin ön okuması için ne kadar süreye ihtiyacım var? Bu metnin çevirisi yapılabilir mi? Çevirisi yapılabilirse ben bu konuda yeterli hizmet verebilir miyim? Çeviri tamamlandığında ikinci okuma ve son okuma işlemlerini hangi editörler gerçekleştirecek? Edisyon ve redaksiyon işlemleri için ne kadar süre gerekiyor? Metnin basit ya da karmaşık bir grafik tasarıma ihtiyacı var mı? Sadece yeterli süre verebilmek için tüm bu sorulara yanıt verebilmemiz gerekiyor. Her bir sorunun da elbette cevabını bulabilmek için ayrı bir süre değerlendirmesinin yapılması gerekiyor. Örneğin, “Bu metnin son okuyucusu kim olacak?” sorusuna cevap verebilmek için müşteri ile iletişim kurarak ön okuma yapmak, hedef kitleye uygun terminoloji çıkarmak gerekiyor. Bu bağlamda, müşterilerin kaliteli medikal çeviri hizmeti alabilmesi için ilk değer yeterli sürenin tanınmasıdır. Örneğin, onlarca yaprak uzunluğunda bir metin ne olursa olsun birkaç güne sığmayacak kadar süre alır. Bunun için çevirmenin istediği sürenin tanınması kalitenin ilk ayağıdır. 

Çalışma Takımı: Medikal çeviri, çeviri yapılan sektörlerin en zorlarından biridir diyebiliriz. Kaynak metnin yazarının bilinmesi, yazarın üslubunun anlaşılması, hedef topluluğa ve kültüre uygun terminoloji ve deyiş yapısının oluşturulması için kaliteli çeviri hizmetinin alınabilmesi amacıyla medikal çevirmen için olmazsa olmaz bir takım çalışmasını gerçekleştirmektir. Her bir medikal çevirmen için konudan ve terminolojiden sorumlu bir uzman (=hekim, farmakolog, ilaç ve/veya tıbbi cihaz uzmanı vb.), metni yorumlayacak ikinci bir çevirmen, bir proje sorumlusu gereklidir. Çalışma takımının önemi, çeviri metin okunurken rahat bir şekilde anlaşılabilir.

Projelendirme: Medikal çevirinin en değerli aşamalarından biridir denilebilir. Zira, bir çeviri metnin tüm aşamalarının takip edilmesi, ilerleyen dönemlerde aynı projenin geri çağrılması, projenin gerekli düzenleme ve düzeltmelerinin yapılabilmesi yani kısaca çeviri yönetiminin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ilk aşamada projelendirmenin yapılabilmesi önemlidir. Biz bunu her bir çeviri ve müşteri için gerekli olan benzersiz sayısal değerlerin tayin edilmesi ile sağlamaya çalışıyoruz, bu sayede çevirinin tarihi, çevirmeni, editörü, süreçleri, yüzdelik dilimleri ve benzer tüm aşamalar rahat bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. 

Çevirinin Dinlendirilmesi (=Bekletilmesi): Tıpkı karadut pekmezinde olduğu gibi çeviri de defalarca filtrelenerek bekletilmeli, uygun olduğu düşünüldüğünde son kullanıcı ile buluşturulmalıdır. Çevirmenler ve çeviri profesyonelleri bazı dönemlerde yazdıklarını ilerleyen dönemlerde geliştirilmeye açık olarak değerlendirebilmektedir. Bu anlamda medikal çevirilerin hatayı kabul etmeyecekleri düşünüldüğünde bu işlemin yeterli bir şekilde gerçekleştirilmesi çeviriye gerçek anlamda bir değer katacaktır.

Yeterli Ücret: Özellikle ticari yaşamın en büyük değerlerindendir maliyet etkinlik. Hizmet sektörü ve bilhassa medikal çeviri ise hep bir destek hizmeti olarak değerlendirilmekte, bu anlamda çevirmenlerin ve/veya çeviri işletmelerinin kalitesi genellikle tek bir noktada sabit kalmaktadır. Bunu aşabilmek için en önemli parametre tüm maddeleri sağlayan çevirmenlere/çeviri işletmelerine takdir edilen ölçüde kaşenin verilmesidir. 

Mono ihtisas: Adı garip gelebilir. Ancak terim olarak benim yıllardır dillendirdiğim bir ifadedir. Nasıl ki; bir birey yaşamı boyunca sadece bir mesleği gerçekleştirebilirse, çevirmen de sadece bir konuda uzman olabilmektedir. Yani, kaliteli bir çeviri hizmeti alınabilmesi için kesinlikle ilgili çevirmenin ya da çeviri Kuruluşunun tek konuda çalışıyor olması önemlidir. 

Şimdi başlığın daha anlamlı hale geldiğini tahmin ediyorum ve o cümleyi şu şekilde tamamlayabiliriz. Karadut pekmezi nasıl yapılırsa, medikal çeviri de o şekilde emek vererek ve özenle yapılır. Emek verilmeden yapılan karadut pekmezi yenmediği gibi özenle yapılmamış bir medikal çeviriden ise verim alınabilmesi mümkün değildir. 

Faydalı olabilmek dileğiyle,
Bir sonraki yazımızda sıkça yapılan medikal çeviri hatalarını ele alacağız.

Emrah Büke
 

Önemli Hatırlatma: Bu yazı, Medikal+Plus dergisinin Temmuz 2015 tarihli 163. sayısında da yayınlanmış olup yazarın izni alınarak eklenmiştir.
    
           
   

 

Gösterim : 955
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz