Mesleki Sorumluluk Sigortası ve Çevirmenlik

08.02.2015
Mesleki Sorumluluk Sigortası ve Çevirmenlik

Bu yazımız önemli. Her ne kadar okumayı sevmeyen bir toplum olarak bilinsek de bu sitenin ziyaretçileri için bu söylem geçerli değil. İşin içerisinde çevirmen, çeviri sözcükleri varsa kültürel ve sosyolojik düzey yüksektir, okuma oranları ise toplumun diğer kısmından çok daha fark edilebilir seviyededir dememiz normaldir.
Gelelim bu yazının önemine. Bu yazının önemi aslında ülkemizde çeviriye ve çevirmene bakış açısının değişmesi gerekliliğinde saklı. Yani şunu demek istiyoruz: "Çevirmenlik, ciddi bir meslektir ve sorumluluğu ise yüksektir." Çevirmenin sorumluluğu var mı sorusuna cevap arayalım isterseniz bu noktada.

Bu yazının kahramanı bir çevirmen olsun diyelim. Çevirmenin önünde bir metin: Çevirmeni bekliyor dönüştürülmesi için. Konu çok önemli diyelim. Varsayalım ki; bir tıbbi cihazın kullanım kılavuzu.  Ürün karsinoma yani kanser teşhisinde ve ileri tedavisinde kullanılabildiği için bu metnin insan hayatıyla çok yakından ilişkili olduğunu söylememiz gerekli. Ürünün son kullanıcıları ise elbette tıp mensupları. Ürünün hedef kitlesi ise hastalar, yani insan, diğer bir deyişle potansiyel olarak toplumun neredeyse tamamı. Çevirmen, önce metni okuyor. Bilmediği kelimeleri araştırıyor. Metinden anladıklarını meslek mensupları ve uzmanları ile paylaşıyor. Çeviri için tüm şartları sağladıktan sonra bilgisini metne döküyor. Ancak kaynak metnin bazı kısımlarında çevirmenin ve uzmanların anlamadığı noktalar ortaya çıkıyor. Çevirmen, meslek etiği olarak en iyi bildiğini ve doğruları yazıyor elbette. Çalışma arkadaşları (editör, ikinci okuma sorumlusu, redaktör, meslek mensubu) ile gerekli paylaşımlarda bulunduktan sonra metin son kullanıcıya teslim ediliyor. Çevirmen artık rahat.

Ama o kadar da rahat değil. Türlü çabalar ve yoğun emek harcayarak dönüştürdüğü metnin içerisinde anlamadığı noktalar çevirmeni bir zaman sonra rahatsız ediyor. Çevirmen metni yeniden okuyor, yeniden değerlendirmeler yapıyor. Başka bilenlerle tartışıyor ama nafile! Sonuç değişmiyor.

Sonuç değişmediği halde kötü haber çevirmene kısa bir süre sonra geliyor. Tıbbi cihazın kullanımından dolayı sağlık tesisinde maddi bir hasar meydana gelmiş. Çevirmenin huzursuzluğu başlıyor bu noktada. Artık sadece bir çevirmen değil, tüm iyi niyeti ve çabasıyla günlerini vererek dönüştürdüğü metinden dolayı artık bir maddi tazminat davasının tarafı durumunda. Konu artık hukuksal ortamlarda tartışılıyor. Tüm değerlendirmeler yapılıyor, çevirmen artık bir davanın tarafı ve mutsuz. Mutlu olamadığı anlarda ise çalışamaz kahramanımız. Çünkü mesleği zihinsel bir canlılığı gerektiriyor. Ne var ki mutsuz olduğunda zihinsel canlılığını da yitiriyor! Davanın sonucunda çevirmenin tıbbi cihazdan kaynaklanan maddi kaybı tazmin etmesine hükmediliyor. Çevirmenimiz artık çok karamsar! Aylardır çalışamaması, iyi niyetli olmasına rağmen davaya taraf olması ve hükmen tazminat ödeme yükümlülüğü!

Bu konu çok önemli. Yazımızın önemi işte bundan. Kahramanımızın mesleki sorumluluk sigortası olsaydı elbette bu kadar karamsarlık ve kötü sonuç birlikte ortaya çıkmayacaktı. Ülkemizde henüz yok hiçbir çevirmenin mesleki sorumluluk sigortası, en azından biz bu şekilde biliyoruz.. Ancak öyle inanıyoruz ki; sizler de bu yazıyı okuduğunuzda bizimle ve kahramanımızla aynı şeyi düşünüyor olacaksınız! "Keşke mesleki sorumluluk sigortamız olsa!"

Mesleki Sorumluluk Sigortasının şartları ve uygulanmasına ilişkin gereksinimlere bu yazımızda değinmedik ancak bir başka yazımızda mesleki sorumluluk sigortasının diğer özelliklerini anlatmaya çalışacağız.

Artık "keşkeleri" barındırmayan bir meslek içerisinde olmamız dileğiyle,

Karolin Aycan


   
Gösterim : 859
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz