Nasıl Bir Öğrencilik Dönemi?

02.02.2015
Nasıl Bir Öğrencilik Dönemi?
"Çeviribilime Giriş ve Skopos ile Tanışma"

İlköğretim ve lise macerasından hemen sonra binbir güçlükle hazırlandığınız sınav sonuç belgeniz elinize ulaştı ve yerleştiğiniz bölüm belli oldu. Hep hayalini kurduğunuz mütercim tercümanlık bölümünü kazandınız. Ve artık üniversitenin kayıt zamanı.
Bütün sınav heyecanını geride bırakarak üniversiteye kaydınızı da yaptırdınız nihayetinde. Yeni arkadaşlıklar kurdunuz. Okulunuzu güzelce tanıdınız. Ailenizden uzakta iseniz şehri tanıdınız. Bir süre sonra ders programınızın şekillenmesiyle yeni derslerinize başladınız.

Mesleki ve kuramla ilgili dersler genellikle biraz daha ilerleyen sınıflarda karşınıza çıkacak. İlk yılınız büyük ihtimalle çeviribilime giriş, kelimelerin anlamlarını irdeleyeceğiniz leksikoloji, sizi çeviribilime hazırlayacak kültürbilim gibi derslerle geçecektir. Bu derslerin bir kısmı ilginizi çekmeyebilir. Ancak unutmayınız ki; bilimin her aşaması tüm aşamaları kadar değerlidir. Bu nedenle tüm derslerinize eşit düzeyde ilgi göstermelisiniz. Siz ne kadar ilgili olursanız akademik başarınız o derecede artar ve mesleğinizde o kadar saygın hale gelirsiniz. İlk senenizde aklınızdan çıkarmamanız ve üniversite dahil olmak üzere tüm mesleki yaşantınızda hafızanızda bulunması gereken biricik gerçeklik çok okumak, doğru yorumlayabilmek ve doğru bir dinleyici olabilmektir. Bu nedenle ilk yılınızdan başlayarak her türlü yayını okumayı, dinlemeyi, gündemi takip etmeyi, sözlük okumayı, meraklı olmayı, araştırma yapmayı kendinize bir prensip haline getiriniz. İlk sene sona erdiğinde giriş seviyesinde bir akademik birikim sahibi olacaksınız. Bu zaman dilimi için hemen şunu hatırlatalım: Çoğu öğrencinin yaptığı gibi siz yaz tatilinizin tümünü eğlenceyle, finansal kaygılarla çalışarak ya da çeviribilimde ilerlemenize katkısı olmayan uğraşlara kapılarak harcamayın.

İlk iş olarak sektörünüzü tanımak size fayda sağlayacaktır. Mezun olduğunuzda ne iş yapacaksınız? Sizden önce mezun olanlar ne işler yaptılar/yapıyorlar? Ne kadar para kazanacaksınız? Kamu kurumlarında mı görev alacaksınız yoksa özel sektörde mi çalışacaksınız? Mesleki sorunlarınız nelerdir? gibi çok sayıda sorunun cevabına ulaşabileceğiniz faaliyetleri gerçekleştirmeniz sizin için çok anlamlı olacaktır. Örneğin, bir yaz tatilinizi çeviri firmasında geçirerek mesleğinize ilk adımınızı atmanız sizi güçlendirecektir. Bununla beraber şu hatırlatmayı hemen yapalım: Bir çeviri firmasında finansal kaygılarla yaz tatilinizde çeviri yaparak para kazanmaya çalışmanızı söylemiyoruz aslında burada. Ayrıca her çeviri firmasına gidin de demiyoruz. Hangi çeviri firmasını tercih edeceğiniz son derece önemlidir. Siz sadece farklı metin türlerini görmek, mesleğinizin nasıl ve kimler tarafından icra edildiği konusunda farkındalık sahibi olmak üzere bir çeviri firmasındasınız. Kendinizi sınamak için çevirileri yapabilir ve üniversitedeki öğretim elemanlarından kontrol edilmesi konusunda destek isteyebilirsiniz. Ancak henüz profesyonel olmadığınız için lütfen para kazanmak için öğrenciyken çeviri yapmayınız. Unutmayınız ki; çevirmenlik mesleği ne ikinci bir iş ne bir ek gelir kaynağıdır. Bu yönde size gelecek olan taleplere de kesinlikle mesafeli durunuz, çünkü öğrenciyken yaptığınız faydasız bir çeviriden doğan kötü prestiji yok edebilmek bazen mümkün olmadığı gibi bazen de yıllarınızı alabilir. Kendinize kötülük etmek istemezsiniz değil mi? Ama sakın emeğinizin kötü niyetli kimseler tarafından istismar edilmesine de izin vermeyiniz.

Mesleğinizle ilgili oluşumları, sivil toplum örgütlerini, vakıfları, meslek mensuplarını daha yakından tanıyın. Derin bir araştırma yaptıktan sonra mesleğinizle ilgili derneklere üye olabilirsiniz. Bu üyelik sizleri daha fazla meslektaşınızla tanıştıracak, ilerleyen zaman içerisinde sektörde daha kolay tanınmanıza olanak verecektir.
İlerleyen sınıflarda skopos kuramı ile tanışacaksınız. Bu kuramı çok iyi öğrenmelisiniz. Aslında bütün mesleğinizi bundan önce öğrendiğiniz bilgilerle skopos kuramında birleştirerek mesleğinize hazır hale geliyorsunuz. Yaş ve sınıf ilerledi diye sakın ola okumaktan ve araştırma yapmaktan vazgeçmeyin. Üçüncü sınıfta belirlenen alanlarda çeviri dersleri alacaksınız. Örneğin tıp metinlerinin çevirisiyle ilgili bir ders. Bu tür alan derslerine çok özen göstermelisiniz. Çünkü artık sizin de ne tür çeviriler yapacağınız belirlenecek. İlgi duyduğunuz alanla ilgili okumalar yapmaya başlayın. İlgi duyduğunuz alan basın çevirileri ise dünyanın tüm gazetelerini taramaya ve gazetecileri dinlemeye hazır olmalısınız. Üçüncü sınıftan itibaren kendinize ait alfabetik sıralamalı bir terimceniz olmalı. Bu terimceyi çok iyi saklayın, çünkü ilgilendiğiniz alanda terimlerin karşılıkları her zaman doğru olmayabilir. Tabi sizin terimlerinizin de doğru olduğundan emin olmalısınız. Gerekirse bilgisine güvendiğiniz kişilerden ve üniversitedeki öğretim elemanlarından bu konuda yardım alabilirsiniz. Şunu da sakın ihmal etmeyin lütfen: İlgi duyduğunuz alanda çalışmalar yapan meslek mensupları, akademisyenler, uygulayıcılar vd. ile iletişim kurmaya çalışın. Bu iletişim elektronik ortamda yapabileceğiniz gibi önceden randevu alarak ziyaret ile de gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayede çevirilerinizdeki kalitenin arttığını sizler de göreceksiniz.

Artık mezunsunuz. Ve tüm öğrendiklerinizi bir yana koymanın zamanı geldi. Sakın ola sözümüzü yanlış anlamayın. Mesleğiniz yeni başlıyor ve her meslektaşınızın deneyimleyerek öğrendiklerini sizlerin de yaşama vaktinin geldiğini söylüyoruz aslında size. Kamu kurumuna atamanız yapıldıysa ilgi alanlarınız aşağı yukarı bellidir. Diğer taraftan asıl sözümüz özel sektörde iş arayacak olanlara. Lütfen daha dikkatli dinleyin bizi. Size her alandan metin teklif edenler olacaktır, tercüme firmaları, üniversitede okuyan arkadaşlarınız, tanıdıklarınız, arkadaşlarınızın tanıdıkları ve herkes bu tür tekliflerde bulunabilir. Meslek ilkelerinizi daha ilk aşamada belirleyin ve lütfen bildiğiniz konu dışında metin kabul etmeyin. Finansal kaygılara kapılmayın. Ucuz ve anlamsız bir üretkenliktense kaliteyi önemseyen ve anlaşılabilir bir üretkenlik tercihiniz olsun.

İlk fırsatta kendinize bir kartvizit yaptırın. Açık ve anlaşılabilir bir tasarımı olmalı bu kartvizitin. Yıllar boyunca kartvizit tasarımınızı değiştirmeyin, daha kolay hatırlanabilir olmanız sürdürülebilirlikle doğru orantılıdır. Çalışma saatlerinizi meslek prensiplerinizle birlikte belirleyin ve birim ücretlerinizi de. Kartvizitinizde belirttiğiniz erişim bilgilerine erişim saatlerini de ekletmeyi unutmayın. Kendinize dinlenebilecek ve çalışabilecek uygun zaman aralıkları tayin edin. Bu zaman aralıklarına çok sıkı bir şekilde bağlı kalın. Kartvizitinizde uzmanlık alanınızı mutlaka belirtin. Örnek: Basın Metinleri Çevirmeni.
Sektörde bulunan sivil toplum kuruluşlarını, firmaları ve tedarikçileri ayrıntılı bir şekilde inceleyin. Gerekli gördüğünüz çeviri firmalarına ve tedarikçilere kartvizitinizden dağıtın. Ama bu noktada unutmayın lütfen kartvizitinizi özenli bir şekilde muhafaza ediniz ve sunumu da aynı özenle yapınız. Çünkü bütün ticari itibarınız bu kart sayesinde hatırlanacaktır.
Size gönderilen projeleri kabul etmeden önce ön değerlendirme yapınız. Ön değerlendirme yapmadan hiçbir metin için acele ederek ücret ve süre belirtmeyiniz.

Bir ekip kurmalısınız. Bu ekibinizin içerisinde editör, çevirmen, uzman, meslek mensubu ve anadili konuşan kişi bulunmalıdır. Her metni doğru algılamanızın ve yorumlamanızın mümkün olduğu hatasına düşmeyin. Bu konuda üniversitedeki öğretim elemanlarından destek talep edebilirsiniz.

Yoğun iş temposu altında uykusuzluk felaketine maruz bırakmayın kendinizi. Bu durum veriminizi düşürür daha da önemlisi sizi sağlığınızdan edebilir. Her yıl sonunda prensiplerinizi gözden geçirin. Faydasız ve sizi, başkalarını zorda bırakabilecek yaklaşımlarınızı yeniden değerlendirin. Okumayı ihmal etmeyin. İyi bir dinleyici olun ve lütfen sadece bir konuda çeviri yapın.

Karolin Aycan  

 
Gösterim : 882
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz