"Picnic Making Forbidden" ve Sosyal Medya Dil Kalıpları Üzerine

17.09.2015

"Picnic Making Forbidden" ve Sosyal Medya Dil Kalıpları Üzerine


Yazının başlığı son derece anormal gelebilir ki; öyledir, doğrudur. Ama gelin görün ki; bu yazının bir realite olduğu da tartışılmaz. "Picnic Making Forbidden" ifadesi Ihlara Vadisinden bir kesit. Hem yerlinin hem de yabancının suratında tokat gibi patlıyor bu malum yazı. Bu metni çeviren kişi "Piknik yapmak yasaktır!" demek istiyor ama derken güldürüyor, güldürürken de düşündürüyor. (Konumuzla çok ilgili değil ama Ihlara Vadisinde piknik yapılır mı?)
Sosyal Güvenlik Kurumunun sitesinde buldum bir başka enteresan durumu: Mütercimin görev tanımları arasında simultane çeviriler yapmak var. İnanılır gibi değil. Üstelik SGK Başkanlığı ÇSGB altında bir Kurum olduğu için bilmeli bunun bir mobbing, mobbingin de suç olduğunu. Zira hukuki tanımında mobbing, bir kişinin görevinin dışında da işe zorlanması anlamına geliyor. Mütercimin yazılı çeviri yapması gerekirken simultane çeviri yapar şeklinde bir görev tanımının verilmesi samimi bir cehaletin göstergesi kanımca. Çünkü öyle tahmin ediyorum ki; bu görev tanımını yazan kişiler için tercüman eşittir çevirmen o da eşittir mütercim olmalı. 
Gelelim diğer konuya; ben pek takibinde değilim işin, ama sosyal medyadaki grupları, çevirmenleri, çeviri Kuruluşlarını gördükçe gerçekten canım acıyor, içimde tarif edilemez bir his oluşuyor. Çevirmenliği her şeyden önce bir sofistike yeti meselesi olarak görüyorum ben. Okudukça, anladıkça, yaşadıkça gelişir. Sözüm ona sosyal medyada insanlar birbirinin doğrularını tartışıyor, yanlışlarını buluyor, kısacası hata avcılığı yapılıyor. Bence çok da gerekli değil bu tür yaklaşımlar, hepimiz biliriz ki; çevirmenlik görgül bir meslektir. 
Başlık içerisinde değinmedim ama bir diğer konu da adliyelerdeki çevirmenlik işi, daha doğrusu bilirkişilik. Mevzuat neyi öngörür, Kanun Koyucu neyi söyler bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa, Adliyelerde verilen çeviri hizmetlerinin kalitesi tartışılmaya muhtaç durumda. Gördüğümde şaşırdığım ve bir o kadar da üzüldüğüm bir bilirkişi örneği: Erkek Kuaförü iken Arapça çevirmenlik yapıyor ilgili bilirkişi. İyi ama ben de kuaförlük yapabilir miyim? Öyleyse hâkimler öğretmenlik, doktorlar şoförlük, kasaplar cerrahlık yapsın. Olacak iş değil ama oluyor ne yazık ki ülkemizde! Sonra, İzmir adliyesinde skandal şeklinde bir başlık ile habere konu oluyor çevirmenin bir diğeri. Bir kitabı çevirdiği için ceza alıyor çevirmen. Kitabın yazarı "Porno" dedi diye kitabın adına çevirmene "vay efendim sen nasıl porno dersin diye" yapıştırıyor cezayı bir diğeri. Neresinden baksak elimizde, yüreğimizde kalıyor bu mesleğin yarası. 
Ama dilim söylemeden de duramıyor, 30 Eylül'e sayılı günler kala mesleğimin daha iyi günleri yaşayacağından kuşkum yok!
Günümüz kutlu olsun.
Sağlıcakla,

Emrah Büke      

Gösterim : 904
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz