Türkiye'de Çevirmen Olmak

22.01.2015
Çevirmen Olmak
TÜRKİYE'DE ÇEVİRMEN OLMAK


Bir süre önce Trthaber.com'da yayınlanan bir haberde, Turist rehberliği ile ilgili bir yasanın meclis genel kurulunda kabul edildiği yazıyor. Bu yasaya göre, artık herkes turist rehberi olamayacak. Ayrıca yasayla, turist rehberliği bölümünden veya diğer bölümlerden lisans düzeyinde  mezun olmak şartı aranacak. Sitede aktif olarak bu mesleği icra etmek için bir yıl geçerli çalışma kartının çıkarılmasının zorunlu hale geleceği, yanlış veya eksik bilgi veren ve çalışma kartında belirtilen diller ve hatta izin verilen bölge dışında rehberlik yapanlara meslekten çıkarma cezası verileceği de belirtiliyor. Genel olarak baktığımızda, bu yasa turist rehberliği ile ilgili birtakım mesleki iyileştirmeler sağlıyor ancak hâlâ diğer bölümlerden mezun olma şartı istenmesi bir hayli ilginç. Zira çalışma kartı çıkaran herkes yine turist rehberi olabilir.
Bu durum  ne yazık ki çeviri mesleği için daha korkunç bir hâl almakta. Ülkemizde, zaten çevirmene ikinci sınıf insan muamelesi yapılıyor. Çevirmen ağır koşullar altında, kapasitesinin üzerinde ve sözleşmede belirtilen sürelerden daha fazla çalışmaya zorlanıyor. Keşke işverenler çevirmenin bir makine değil de insan olduğunu göz ardı etmese. Zira çevirmen gerek yazılı gerekse de sözlü olarak çeviri eylemini sürdürürken, şayet yoğun ve yıkıcı bir strese maruz bırakılıyorsa, çeviri performansı da düşecek ve çeviri hatalarla dolu olacaktır. İşverenin çoğu zaman halden anlamadığını da düşünürsek, suçlu ve namlunun ucundaki isim hiç süphesiz çevirmen olacaktır. Çeviri mesleğinde, hele sözlü çeviri söz konusuysa, tercümanların sık sık yardımlaşması gerekir. Ancak, ne yazık ki işverenlerin hatrısayılır bir kısmı ucuza çeviri yaptırma peşinde olunca, 6 saatlik bir toplantı için dahi tek tercüman tutulabiliyor. Sonuçta, çevirmen meslekten soğuyor. Bazen de biz mütercim tercümanlar gibi yabancı dillerden sınava giren ve Mütercim Tercümanlık mesleğini tercih etmeyip, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Fransız Dili ve Edebiyatı gibi bölümleri tercih eden arkadaşlarımızın bir kısmı mesleğimizi küçümsüyor ve çeviriyi meslek olarak dahi kabul etmiyor. Aslında bu yanlış önyargının belki de asıl nedeni toplumumuzda bize hak ettiğimiz değerin gerek işverenler gerekse de çeviri yaptırmak isteyen kişiler veya şirketler tarafından, yukarıda belirttiğim neden veya nedenlerden ötürü verilmemesi. O halde ne yapmak gerekiyor? Biz de turist rehberleri gibi kokart mı çıkartmalıyız? Yoksa sesimizi daha iyi duyurabilmek için mevcut çeviri derneklerinin yanı sıra yeni dernekler mi kurmalıyız? Kokart çıkartmak belki bir derece durumu düzeltebilir ve yasal bir düzenlemeye gidilirse Mütercim Tercümanlık bölümlerinden mezun olup diploma alanların, bu mesleği yürütmesi sağlanabilir. Ancak turist rehberliği ile ilgili yasada esnek tutulan diğer bölümlerden lisans düzeyinde mezun olma şartı çeviri mesleğinde aranmamalı aksine çeviri çevirmenlere bırakılmalı.  Bu noktada, lisansüstü eğitim alan veya çevirinin bilim olduğunu kabul edip doktora yapan arkadaşları tenzih ettiğimi de belirtmeliyim. İkinci hususa gelecek olursak, dernekler de kendi başına yeterli değil aslında. Bazı çeviri derneklerinin sırf maddi kazanç sağlamak maksadıyla kurulduğunu da biliyor ve duyuyoruz. Ancak, dernek sayımız arttıkça sesimizin daha çok çıkacağına inanıyorum.  
Son olarak, herkesin kabul edeceği gibi, Türkiye'de tıp en gözde mesleklerden biri. Doktorlar çok yorulsa da astronomik maaşlar alıyor. Hele ki özelde çalışıyorlarsa, bu rakamlar daha uçuk bir hale gelebiliyor. Doktor, hastasını iyi etmek için bir ameliyata giriyor ve bıçak parası adı altında veya özel bir hastanede neredeyse 80 bin Türk Lirasına yakın para alabiliyor. Elinde neşteriyle çok iyi bildiği mesleğini icra ederek sonunda kazanacağı paraları düşünüp mutlu olabiliyor haliyle. Çevirmen de çeviri eylemini sürdürken neşter yerine olmazsa olmazı sözlüğünü kullanıyor ancak aynı parayı kazanamıyor ne yazık ki. Harry Potter'ın Çevirmeni meşhur Sevin Okyay şöyle demişti: "Bir Harry Potter fanatiğiyim. Çocuk bana ev aldı ne olsa". Belki de bu meslekten aramızda en çok para kazananlardan biri de Sevin Hanım. Ancak neredeyse kitabın bütün serilerini o ve oğlu çevirmesine rağmen, ancak bir ev alabildi. Bir doktor ise tek ameliyatla bir ev alabiliyor ülkemizde. Varın gerisini siz düşünün.

Mehmet Cem ODACIOĞLU
 Kaynakça
http://www.milliyet.com.tr/-bir-harry-potter--fanatigiyim--cocuk--bana-ev-aldi--ne-de-olsa-/pazar/haberdetayarsiv/29.06.2003/14666/default.htm
http://www.trthaber.com/haber/turkiye/herkes-turist-rehberligi-yapamayacak-44006.html

Önemli Hatırlatma: Bu yazı, makale yazarı Cem Odacıoğlu'nun izni alınarak yayınlanmıştır.
Gösterim : 633
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz